Ana Sayfa | Resimler |  Makaleler |  Kitaplar  |  İletişim |

ERGENEKUN.COM

 

Varsağılar

 

I

 

Gel be dilber zevkedelim,

orda yalnız ne yatarsın?

Acı şarap kadehime

dudağından bal katarsın.

 

Kızlar bana bakarsa da,

Yasemin, gül kokarsa da,

Yarın gönül bıkarsa da

Bugün için sen yetersin.

 

Dudakların: O ne meydir!

Bu sendeki nice huydur?

Gönlüm nişan, kaşın yaydır,

Kirpiğinle ok atarsın.

 

Desem sana: "Sevişelim!"

Dersin: "Hayır, konuşalım!"

Desem: "Kız gel öpüşelim!"

O dem hemen kaş çatarsın.

 

Yarın bir savaş olursa,

Meydanda kan, baş olursa,

"Atsız"a bir iş olursa

Kız yine sen yas tutarsın...

1932

 

 

 

II

 

Gel bre hey, senin ile

Mey içelim azar azar.

Kahpe felek alnımıza

Ne dilerse onu yazar.

 

Yazın bahçeler sazlanır,

Yar dudağı kirazlanır.

Çağırırsan yar nazlanır,

Çağırmazsan tutup kızar.

 

Ele girmez bir kuşsa da,

Bize binde bir düşse de,

Yar gerdanı gümüşse de,

Deli gönül bir gün bezer.

 

Haydi durma "dolu" doldur,

Sağrağını göğe kaldır,

Bu günlerin tadı baldır,

Yarın kahpe felek bozar!

 

Çaldı gurbet rebabını,

Bitirdi aşk kitabını,

"Atsız" ecel şarabını

Elbet bir gün içip sızar...

1932

 

 

III

 

Burda her dem güneş açmaz,

Bazı olur hava puslu.

Bugün yine oldu bahar.

Geldi bir hoş bülbül sesli.

 

Üzerinden akıyor naz,

Paylaşacak benimle koz.

Dedim: "Adın Şirin mi kız?"

Güldü, dedi: "Hayır, Aslı."

 

Dedim ki: "Hey bre yosma!

Bir sözüm var ama küsme;

Bir başlasın, böyle susma,

Ya saz yahut cilve faslı..."

 

Dedi: "Sonra için yanar,

Bakışımdan gönlün kanar.

Dudağımdan başın döner;

İyisi mi, otur uslu!"

 

Dedim: "Dilber! Tavrın yüce;

Etme, konuş akılılca.

Gönül benzer bir kılıca,

Kanlanmazsa kalır paslı."

 

Dedi: "Kılıç kına girsin!

Ben güneşim, sen de karsın!

Dayanamazsın, erirsin;

Sevdiklerin kalır yaslı..."

 

O güzel kız sattı beni,

Bir hıçkırık tuttu beni,

Yalnız koyup gitti beni

Salınarak nazlı nazlı.

 

Gönül orman... Uçtu kuşu...

Bu ormanın bitti işi.

Atsız dağdı, geldi kışı

Başı duman, gözü sisli...

1932

 

 

IV

 

Erlik günü geldiğinde
Yiğitlere şan görünür.
Yığın yığın harcanmağa
Nice yüz bin can görünür.

Kopunca bir büyük savaş
Er tez gider, korkak yavaş.
Yüreksize akçayla aş,
Erlere meydan görünür.

Bir gün olur yılda, ayda
Birleşiriz hep Altay’da.
Güz ayında, kurultayda
Başı börklü han görünür.

Atsız der ki: Ne var canda?
Yatarız taze çimende.
Rus’un adı her geçende
Gözlerime kan görünür.

1944

 

  • YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN GÜN CİHAN SENİNDİR